13 Nisan 2017

Toksik gaz ve partiküllere bağlı akciğer hasarı nedir?

Genellikle kaza sonucu oluşan sızıntı, patlama ve yanma sonucu çok sayıda farklı gaz, duman ve partikül açığa çıkabilmektedir. Her ortamda farklı kimyasallar bulunabileceği için oluşacak semptomlar ve hastalık riskleri de farklılık gösterecektir. Hastalık gelişimi, solunan partikülün çapı, yoğunluğu, suda erime özelliği, olay yerine olan mesafe, açık veya kapalı alanda maruziyet, maruz kalan kişinin alerjik bir hastalığı olup olmaması, sigara içme durumu ve yaş gibi bir çok faktörden etkilenmektedir.

Açık alanda, uzak mesafede bulunma ve düşük dozlarda maruziyet sonucu belirgin şikayet olmayabilir. Olay yerine ne kadar yakınsa, kapalı alanda, yüksek dozda maruziyet, solunan partikülün çapının 10 mikrometreden büyük olması ve suda erime özelliği fazla olan maddelere maruziyet olması durumunda şikayetler olayın gelişmesinin hemen ardından dakikalar-saatler içerisinde başlamaktadır. Genellikle gözlerde yanma, kızarıklık, kaşıntı, hapşırık, öksürük  ve nefes darlığı gibi şikayetler olmaktadır. Bu tür şikayet gelişenlerde hastalık sınırlı olup şikayetler kısa sürede düzelmektedir. Ayrıca hızla olay yerinden uzaklaştıkları için daha fazla zararlı kimyasala maruz kalmaları da önlenmiş olmaktadır. Suda çözünürlüğü fazla olduğu için sıklıkla erken dönemde şikayete yol açanlar akrolein, amonyak, formaldehit, hidrojen klorid, metil bromid ve sülfür dioksittir. Yoğun maruziyet olması durumunda alt solunum yolları da etkilenmektedir.

Solunan partikül ve gazların çapı küçüldükçe (5 mikrometrenin altında) alt solunum yollarına ulaşmakta ve ani solunum yetmezliği gibi yaşamı tehdit eden hastalık tablosu gelişebilmektedir. Yine, suda çözünürlüğü az olan maddeler üst solunum yollarını etkilemediklerinden, erken dönemde herhangi bir şikayet görülmemektedir. Bu yüzden maruz kalan kişi ortamdan uzaklaşmakta geç kaldığında hastalık tablosu ağırlaşabilmektedir. Yine bu tür maruziyetlerde şikayetler geç geliştiği için hastaneye başvuruda şikayet olmadığından bazı maruz kalanlar erken taburcu edilebilmekte, ancak sonradan evde ciddi semptomlar gelişebilmektedir. Suda çözünme özelliği az olan partikül ve gazlar, kadmiyum dumanı, cıva dumanı, mustard gazı, nikel karbonil, nitrojen oksitler, ozon ve fosgendir. 

Klor gazı gibi, çapı 5-10 mikrometre arasında olan,  suda çözünürlüğü orta düzeyde olan partikül ve gazlar, hem üst solunum yollarını hem de alt solunum yollarını etkilemektedirler. 

Toksik gaz ve partikül maruziyeti sonucu astım hastalığı olanlarda alevlenme görülebileceği gibi, daha önce sağlıklı olan bir kişide yüksek dozda maruziyet sonucu reaktif havayolu disfonksiyon sendromu, bronşiolitis obliterans, organize pnömoni veya bronşektazi gelişebilmektedir. Patlama ve yanma durumunda karbonmonoksit zehirlenmesi, şuur kaybı ve yanık riski bulunaktadır. Bazı kimyasal maddeler deriden veya solunum yoluyla dolaşıma katılmakta ve ciddi toksik tablolar gelişebilmektedir.

Tüm maruz kalanlar yakından gözetilmeli, özellikle kapalı alanda yüksek miktarda maruziyet öyküsü olanlar, suda çözünürlüğü az olan veya küçük çaplı partiküllere maruz kalanlar akut solunum yetmezliği riski nedeniyle en az 48-72 saat arası takip edilmelidir.

Türk Toraks Derneği Çevresel ve Mesleki Hastalıklar Çalışma Grubu

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır