31 Temmuz 2017

KAPICIMIZ UYUYOR MU? BİZ YANIYORUZ, E BİZ DE DONUYORUZ..

 Hiç düşündünüz mü vücut ısımızı nasıl ayarlıyoruz? Biz insanlar otomatik ısı kontrolü olan canlılar grubundayız ve şanslıyız. Vücut ısımızı kutupta -50 C veya ekvatorda +50 C derecede dahi ortalama 36.5 C civarında tutabiliriz. Bu kontrol sistemi, otomatik çalışan bir termoregulatuar sistemdir ve bu özellik nedeni ile, benzer bir çok memeli, omurgalı ve sıcakkanlı gibi dünyanın her yerinde yaşayabiliriz. Bedenlerinde bu ısı ayarı olmayan soğukkanlı canlılar ise, örneğin yılan ve kertenkeleler,  ancak dünyanın belli bölgelerinde yaşamaktadır.

İnsanlardaki bu otomatik ısı kontrol sistemi harikulade bir adaptasyon mekanizmasıdır. Mesela bizleri perişan eden bu yaz günlerinde, fırın gibi sıcak bir odaya girdiğimiz anda terlemeye başlarız, su içme ihtiyacı duyarız, üstümüzdeki giysilerimizi azaltırız, serin bir köşe ararız vs. Tam tersi buzhane gibi bir ortama girer girmez ise hemen kıl diplerimizdeki adalelerimiz kasılarak enerji tasarrufu yapar. Enerji üretmek için durduğumuz yerde yapabileceğimiz her şeyi yapmaya başlarız (titremek, astımlı veya eğilimli iseniz öksürmek, allerjik veya alerjik olmayan nezleniz varsa ardı ardına hapşırmak gibi). Burada amaç, en kısa yoldan enerji üretmek ve vücudumuzu ısıtmaktır. Sıcak-soğuk sıvı içmek, tuvalete gitmek, giysileri çıkarmak veya ilave giysi giymek, soğuk-sıcak bir köşe aramak hemen içgüdüsel olarak yaptığımız olaylardır. İşte biz insanlar ve birçok memeli omurgalı sıcakkanlı canlı, dünyamızın o eski buzul çağlarını, dokumacılık ve modern inşaat imkanları olmadığı dönemlerde, her şeye rağmen hayatta kalarak bu şekilde atlatmıştır.

 

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır