17 Ekim 2017

ÇOCUKLARDA ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI NASIL TEDAVİ EDİLMELİDİR?

 Üst solunum yolu enfeksiyonları burun, boğaz (farinks, bademcikler), kulaklar ve solunum borusunun başlangıç kısmı olan larinksin enfeksiyonlarıdır. En sık “soğuk algınlığı” olarak karşımıza çıkar. Soğuk algınlığında, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı belirtileri ön plandadır. Bu hastalığa virüsler neden olur.

Viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının kesin bir tedavisi yoktur. Özellikle büyük çocuklarda kullanılan bazı tedaviler burun akıntısı, tıkanıklığı gibi bazı şikayetleri azaltabilir fakat çocukların daha kısa sürede iyileşmesini sağlamaz. Ne yazık ki hem ülkemizde hem de dünyada reçetesiz satılan soğuk algınlığı ilaçları çok fazla ve gereksiz yere kullanılmaktadır. Bu ilaçların yan etkileri ya da yanlışlıkla yüksek dozda alınmaları acile önemli bir başvuru nedenidir. Sadece ABD de 2000-2010 yılları arasında bu ilaçlar ile ilgili olarak zehirlenme merkezlerine 750 000 çağrı gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde 2007 yılından itibaren soğuk algınlığı ilaçlarının etiketleri üzerinde değişik yapılmış ve bu ilaçlarının 4 yaşın altında kullanılmaması gerektiği belirtilmiştir. Ülkemizde de dekonjestan (burun akıntısı tıkanıklığını ortadan kaldırmaya yönelik) ilaçlar artık reçetesiz satılmamaktadır. Yapılan çalışmalar C vitamini kullanımının üst solunum yolu enfeksiyonları sıklığını ve semptomlarını azaltmadığını göstermiştir. Hatta bu vitaminlerin uzun süre ve yüksek doz kullanımının ishal gibi bazı istenmeyen yan etkileri olabilir.

Antibiyotik tedavisinin soğuk algınlığı tedavisinde yeri yoktur. Antibiyotikler bakterileri öldürür ama üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan virusleri öldürmez. Viral enfeksiyonlarda gereksiz antibiyotik kullanılması bakterilerde direnç gelişimine yol açar; bu durumda bu ilaçlara gerçekten ihtiyacımız olduğunda işe yaramazlar. Bu nedenle antibiyotikler sadece doktor önerisi ile kullanılmalıdır.
Hem dünyada hem de ülkemizde çocukların bağışıklık istemini güçlendirdiği ileri sürülen bitkisel bazı ekstreler yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte bu tedavilerin çocuklarda enfeksiyon sıklığını azalttığını gösteren çalışmalar bu tedavilerin uluslarası rehberlerde yaygın kullanımını önerecek düzeyde değildir. Bu tedavilerin özellikle uzun dönem etkinliğine ilişkin çok az sayıda bilimsel çalışma vardır. Bu nedenle bu tür ilaçların kullanılması önerilmemektedir.

Soğuk algınlığının tedavisi asıl olarak destekleyici tedaviden oluşur:    

  • Çocukların sıvı alımının arttırılmalıdır.
  • Sigaraya maruziyetinin önlenmesi önemlidir. Sigaraya maruz kalan çocuklar hem daha sık hastalanırlar, hem de şikayetleri daha ağır ve uzun süreli olur.
  • Serum fizyolojik ile burnun temizlenmesi ve aspire edilmesi önemlidir.
  • Soğuk algınlığında genellikle ateş görülmez; ancak nadir görülse de 38 derecenin üzerinde olduğunda ateş düşürücü ile düşürülmelidir. Soğuk algınlığında aspirin kesinlikle kullanılmamalıdır; viral enfeksiyonlar ile birlikte aspirin kullanılması REYE sendromu denilen karaciğer yetersizliğine kadar gidebilen ve hayatı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir.
  • Burun akıntısı ve tıkanıklığını azaltmaya yönelik tedavilerin etkinliği çok sınırlıdır ancak şikayetlerin belirgin olduğu durumlarda, hekime danışılarak 4- 6 yaşın üzerindeki çocuklarda verilebilir.

 

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır