9 Şubat 2018

Gözlerde ve ağızdaki kuruma sağlığınız için uyarıcı olabilir

 

Sjögren sendromu (okunuşu “Şögren sendromu) (kuruluk sendromu) kuru ağız ve kuru göz bulgularına yol açan bir hastalıktır. Vücudu dışarıdan gelen enfeksiyon gibi zararlara karşı korumakla görevli bağışıklık sisteminin, düzgün çalışmayıp kendi organlarına zarar vermesi ile ortaya çıkan hastalıklardan biridir. Öncelikle tükrük bezi, göz yaşı bezi, pankreas gibi salgı üreten bezlerde mikropsuz iltihap (yangı) gelişir.  Sonuçta tükrük ve gözyaşı üretimi azalır ve iç organ belirtileri ortaya çıkar.

Sjögren sendromunun neden veya nedenleri tam bilinmemektedir. Ancak genetik yatkınlık üzerine eklenmiş çevresel faktörler, yani virüsler, hormonlar veya bunların tümünün etkili olduğunu gösteren araştırmalar vardır.

 Sjögren sendromlu on hastanın dokuzu kadındır. Ortalama görülme yaşı 40-50 yaşları olmasına karşın, çocuklarda, ergenlik çağında ve genç erişkinlerde de görülebilir. Bu hastalığın, İzmir’in Bornova ilçesindeki kadın nüfusundaki sıklığı Ege Üniversitesinde yapılan bir çalışmada % 0.7-1.6 olarak saptanmıştır.

Bulguları nelerdir?

Sjögren sendromunda, ağız ve göz kuruluğuna bağlı, gözlerde yanma, batma, kaşınma, kum batma hissi, bir şey kaçmış hissi, gıdaları yutarken zorlanma, takılma,  konuşurken sıklıkla su içme gereksinmesi, seste kabalaşma, kısılma, diş çürümesinde ve/veya diş kayıplarında birdenbire artış söz konusu olabilir. Ayrıca; deri, burun kuruluğu da gelişebilir. Yüzde yanaklarda, kulak önlerinde ve altlarında, çene altında zaman zaman, kısa süreli şişlikler olabilir.

Bronşit, zatürre (pnömoni) gibi akciğer enfeksiyonları yanısıra, sinüs ve kulak enfeksiyonları da gelişebilir. Ayrıca akciğerde yangının oluşturduğu hasar sonucu akciğer dokusunun büzüşmesi (fibrosis) oluşabilir, efor kapasitesini azaltabilir ve nefes darlığı yapabilir.

Küçük damarların duvarlarında gelişen yangı sonucu, bazı Sjögren sendromlu hastalarda öncelikle bacaklarda kırmızı küçük döküntüler gelişebilir.

Bazı Sjögren sendromlu hastaların idrarında kanama ve/veya protein atılımı görülebilir, bir kısmında böbrek yetmezliğine götürebilen böbrek yangısı olabilir.

Sjögren sendromlu hastalarda, anormal lenfositlerin kötü yönde çoğalıp, lenf bezi kanseri (lenfoma) geliştirmesi söz konusu olabilir.

Bu hastalıkta, akciğer, böbrekler, kan damarlarında olduğu gibi karaciğer, pankreas, mide ve beyin gibi vücudun diğer organları da tutulabilir. Çoğu zaman yaşam kalitesini bozacak derecede yorgunluk, halsizlik, eklem ağrıları, sabah tutukluluğu olabilir.

Sonuçta, Sjögren sendromunun belirtileri değişken ve çok sayıdadır. Kuru göz önemli bir bulgudur. Ancak aynı tanıya sahip iki hastanın belirtileri ve öyküleri birbirinden çok farklı olabilir.Tıptaki “hastalık yok, hasta vardır” klasik tanımlamasına uyan bir hastalıktır Sjögren Sendromu.

Tanısı kolay değildir; çünkü Sjögren sendromunun yakınma ve belirtileri, diğer romatolojik hastalıklar, kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, multipl skleroz gibi farklı birçok hastalığa benzeyebilir.  Kişinin başvurduğu değişik uzmanlar tarafından hastalığın farklı belirtileri farkedilebilir, ancak bütüne varmak zaman alabilir.

 Ayrıca, göz, ağız veya başka organ kuruluğuna yol açan tek hastalık Sjögren sendromu değildir. Diabet, hipertansiyon, allerji, depresyon ya da soğuk algınlığı veya mide-barsak sistemi tedavisinde kullanılan ilaçlar da ağız ve göz kuruluğuna yol açabilir.

Nasıl tedavi edilir ?

Sjögren sendromunun tam tedavisi ve geçmesi söz konusu değildir. Ancak erken tanı ve günlük yaşantıya hastalığın etkisini azaltmak için uygulan yaklaşımlar önemlidir. Sjögren sendromu yaşamı tehdit etmeyebilir, ancak yaşam kalitesini bozabilir. Yapay göz yaşı, tükrük gibi nemlendiricilerin ve tıbbi tedavinin düzenli kullanılması ve önerilere uyulması, yeni problemlerin ortaya çıkmasını önleyecek, yaşamdan zevk almayı sağlayacaktır. Uygun bir tedavi ile rahat bir yaşam sürülebilir.

 

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır