31 Mart 2018

AKCİĞERİNİZDE NODÜL SAPTANDI. PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?!

 

Nodül; etrafı havalı akciğer dokusu ile çevrili, sayıca tek, çapı 3 cm'den küçük, sınırları belirgin,  genelde yuvarlak, beraberce lenf bezi büyümesi ve ya sıvı gibi durumların eşlik etmediği, akciğer içinde yerleşmiş lezyon olarak tanımlanır.

Malign (kötü huylu) nodüllere mümkün olduğunca erken dönemde tanı konulup ameliyat edilmesi halinde sağ kalım süresi artacağından, benign (iyi huylu) nodüllerde ise gereksiz cerrahi girişimden ve buna bağlı oluşacak sorunlardan kaçınmak gerektiğinden, nodül saptandığında nasıl bir karar verileceği çok önemlidir.

Tomografi cihazlarının gelişmesiyle ve tomografiyi hastalıkların tanısında daha sık kullanmaya başladıkça akciğerlerde daha çok "nodül" görmeye başladık artık. Nodülleri saptamak kolaylaştı ama bunların önemli mi, önemsiz mi, kötü huylu mu, iyi huylu mu olduğuna karar vermek halen zor. Akciğer tomografilerinin yaklaşık % 30'unda bir veya birden fazla nodül saptama olasılığı var ne yazık ki ve de bunların bir kısmı masum küçük eski izler iken bir kısmı ise ileride kansere dönüşme ihtimali taşıyor. Peki bu durumda ne yapacağız?

Bir nodül görüldüğünde Göğüs Hastalıkları Uzmanı nasıl karar verir?

Öncelikle görülen nodülün boyutu çok önemlidir. 3 mm ve daha küçük nodüllerin kansere bağlı olma ihtimali çok azdır, sadece % 0,2. 8-20 mm arasındakilerde bu ihtimal % 18 iken, 20 mm den büyük olanlarda % 64'den fazladır.

Saptanan bir nodülün eski tomografilerdeki boyutuna göre % 25'den fazla artış göstermesi de kanser riskinin yüksek olduğuna işaret eder. Bu yüzden elde eski tomografiler varsa mutlaka karşılaştırma yapılmalıdır.

Boyutundan sonra nodülün kenarlarının düzgün olup olmadığına bakmak gerekir. Cidarı düzensiz olan nodüllerin kanser riski 5 kat fazladır.

Nodülün içinde kalsifikasyon (kireç) bulunması çoğunlukla iyi huylu olduğu anlamına gelir.

Genellikle 2 yıl, bazı durumlarda (buzlucam şeklinde nodül vs) 3 yıllık izlemde eğer nodülde bir değişiklik yoksa ileri incelemeye gerek yoktur.

Akciğer grafisinde ya da tomografide büyüme saptanan her nodül olgusunda kontrendikasyon (engel) yoksa doku tanısı elde edilmelidir

Sigara kullanmış ya da halen kullanmakta olan, 40 yaş üzeri ve de kendisinde ve 1. derecede akrabalarında kanser öyküsü bulunan kişiler yüksek risk grubuna girer. Özellikle ileri yaş ve içilen sigara miktarının çokluğu ile malignite (kanser) potansiyeli artar.

İşte başlıca bu özelliklere bakarak Göğüs Hastalıkları uzmanı, görülen nodülün kanser riskini tayin eder. Buna göre de hastanın tomografi ile takip edilmesi mi, yoksa biyopsiye  gönderilmesi mi gerekli bunun kararını verir. Bu karar hasta adına hayati olabilir. Göğüs Hastalıkları hekimi konusunda ne kadar tecrübeli ise bu kararın doğru olma ihtimali o kadar fazla olacaktır. Yine de sayılan özelliklerin sadece olasılık üzerinden değerlendirildiğini, her zaman için düşük ihtimalli durumlarla da karşılaşılabilineceğini unutmamak gerekir.

 

 

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır