20 Temmuz 2018

Sigara ve Akciğer Kanseri İlişkisi

              Sigara dumanında 5300’den fazla kimyasal madde mevcuttur. Ayrıca bu kimyasal maddelerden bugüne kadar 70’den fazlası, kanser yapıcı etkiye sahip maddeler olarak tanımlanmıştır. Kanser oluşumunda etkili bu maddeler, puroda ve nargilede sigaradan daha fazla, dumansız tütün ürünlerinde de sigaradan daha az olmak üzere mevcuttur. E-sigaralarda da DNA hasarı ve mutasyona yol açan kimyasallar bulunduğuna dair önemli kanıtlar mevcuttur. Zararlı etkileri kanıtlanmış bütün maddelerin dünya çapında kullanımının artması kaygı verici düzeydedir.

Tütün ve tütün ürünleri, tüm dünyada yaygın olarak kullanılmakta olup hem kullanan kişide hem de çevresinde ciddi sağlık tehdidi oluşturmaktadır. Sigara içme sıklığı hakkındaki 2015 yılı verilerine göre, tüm dünyada 15 yaş üstü 942 milyon erkek, 175 milyon kadın sigara içmektedir. Sigara içme oranları 15 yaş altı gençlerde her yıl giderek artmaktadır. Sigaranın yanı sıra diğer tütün ürünlerinin kullanımı da tüm dünyada giderek yaygınlaşmaktadır. Örneğin dumansız tütün ürünleri (snus, snuff..) , başta Güney Asya ülkeleri olmak üzere Kuzey Avrupa ülkelerinde de yaygın olarak tüketilmektedir. Diğer bir tütün ürünü olan nargile ise Ortadoğu ülkelerinde uzun yıllardır geleneksel olarak kullanılmakta olup (toplumun %10’undan fazlası) ülkemizde ve Amerika’da gençler arasında kullanımının artması son yıllarda dikkat çekmeye başlanmıştır. Bir başka tehlike olarak da Elektronik sigaralar ve Isıtılmış tütün ürünleri de son yıllarda tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlanmış olup oran beşte birdir ve sigara içmeyi hiç düşünmeyen gençler arasında bile E-sigara kullanımı mevcuttur.

 Sadece 2016 yılında tüm dünyada tütün kullanımına bağlı 7.1 milyon ölüm bildirilmiştir. Bu ölümlerin 6.3 milyonu aktif sigara içmeye, 884.000’i pasif içiciliğe bağlıdır. Cinsiyetlere göre ölüm oranları, 2010 verilerine göre dünyada erkeklerde tüm ölümlerin %25’inden fazlası, kadınlarda %15’inden fazlası tütüne bağlı olarak bildirilmiştir. Bu ölümlerin %35’i kanserden (bunların da %80’i akciğer kanserinden) olmuştur. Baş, boyun, boğaz kanserleri gibi önlenebilir kanserlerin %80-90’ı tütün kullanımı ile ilişkilidir. Günde 4’ten az sigara içenlerde kanser riski 5 kat artarken günde 10 adet içenlerde 20 kat artmaktadır.  İkinci el sigara dumanının da erişkinlerde akciğer kanseri yaptığına dair kesin kanıtlar, üst solunum yolu kanserleri yaptığına dair güçlü kanıtlar mevcuttur. Çocuklarda da ikinci el sigara dumanının lösemi, lenfoma, santral sinir sitemi tümörleri ve karaciğer kanserine sebep olduğu gösterilmiştir. Sigara kullanımının hemen bütün organların kanseri ile ilişkisi ortaya konmuştur. Günlük içilen sigaraya eklenen her yeni sigaranın akciğer kanser riskini %7 arttırdığı bilinmektedir. Pasif içiciliğin de akciğer kanser riskini arttırdığı uzun zamandır bilinmektedir.

Filtreli ve light vb. olarak tabir edilen sigaraların daha güvenli olduğuna ilişkin çarpıtılmış bir algı söz konusudur. Sigaranın tipi ile akciğer kanseri sıklığı azalmamakta, yerleşimi ve tipi değişse de ölümcül sonuçlar değişmemektedir.

Kanser gelişimi için yüksek risk taşıyan grupları, 55-74 yaş arasında 30 paket-yıl ve üstünde sigara içmiş olan, halen aktif içici veya 15 yıldan daha kısa süre önce bırakmış olan kişiler,  veya 50 yaş ve üstünde, 20 paketyıl ve üstünde sigara içmiş ve ek bir risk faktörü olan (daha önce geçirilmiş kanser öyküsü, ailede akciğer kanser öyküsü, mesleki maruziyet, KOAH veya akciğer fibrozisi varlığı) kişiler olarak tanımlanmıştır. Bu hastaların sağlık taramaları için ilgili doktorlara danışması önerilmektedir.  Akciğer kanserinin erken evrede yakalanması tedavi ile elde edilen yaşam sürelerini belirgin şekilde iyileştirmeye olanak tanıdığı için önemlidir.

Akciğer kanserinin erken evrede yakalanıp tedavi edilmesi ne kadar önemli ise kanser tanısı konduktan sonra hangi evrede olursa olsun sigaranın bırakılması da en az onun kadar önemlidir. Orta yaştakiler sigarayı bıraktıklarında akciğer kanser riskinde belirgin azalma olmakta, orta yaştan önce bırakanlarda ise bu risk %90’dan daha fazla azalmaktadır.

Gerek tanı gerekse tedavi aşamasında sigaranın bırakılması akciğer kanserine bağlı yaşam süresini uzatmaktadır. Kemoterapi gören hastalarda sigara dumanında bulunan bazı maddeler kemoterapi ajanlarının etkinliğini azaltarak tedaviye yanıtı olumsuz etkilemektedir. Radyoterapi gören hastalar da sigara içmeye devam ederse ikinci kanser görülme riski artmaktadır. Sigara içmeye devam eden, ameliyat şansına sahip erken evre akciğer kanserli hastalarda ameliyat sonrası komplikasyon riski de artmaktadır. Kanserli hastaların tedavi aşamasında sigarayı bırakması, tedavinin etkinliğini arttırmakta, tedavi süresince daha kaliteli yaşam sağlamakta ve yaşam süresini de uzatmaktadır.

Tütün ve tütün ürünlerinin dumanına aktif içicilik ve ikinci el maruziyet (pasif içicilik) kanıtlanmış riskler içermektedir. Göğüs Hastalıkları uzmanları tarafından sigara bırakma yardımları verilmekte, fiziksel ve psikolojik bağımlılık olarak kabul edilen sigara bağımlılığının zararları göz önünde bulundurulduğunda sigara bağımlılığının henüz ortaya çıkmadan önlenmesinin çok büyük önem taşıdığı açıktır.          

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır