SARKOİDOZ : Birçok organı etkileyebilmesine karşın, çoğu zaman kendiliğinden iyileşen, pek çok bilinmezle dolu ilginç hastalık!

toraks.org.tr /

Vücudun başta akciğer ve göğüs içi lenf bezleri olmak üzere bir çok organında hastalık yapma potansiyeli olan, muhtemel genetik bir yönü bulunan bir hastalıktır. Genetik faktörlerin etyolojide etkili olduğunu düşündüren başlıca bulgular ailesel sarkoidoz olgularının saptanmış olmasıdır, bu genetik geçişe işaret etmektedir. Ancak şimdiye kadar elde edilen bu bulgular hastalığın genetik bir bozukluğa bağlı olduğunu kesin olarak göstermemiştir ve halen sarkoidoz sebebi bilinmeyen bir hastalıktır.

Alınan doku parçalarının patolojik incelemesi çoğu zaman tüberküloz (verem) ile karışmaktadır. Hastalığın nedenini belirlemek için araştırmalar halen sürdürülmektedir. Hastaların doku biyopsi örneklerinde bazı mantar, bakteri ve tüberküloz basili kalıntılarının bulunması, sarkoidozun adı geçen bu etkenlerle ilgili olabileceği konusu, bilim çevrelerinde tartışılmaktadır.

Tüberküloz ile büyük benzerlik gösteren bir hastalıktır. En sık lenf bezleri (%90 sıklık ile), akciğerleri (%90), karaciğeri (%60-90), gözleri (%25), iskelet sistemini (%25-50) ve deriyi (%25) etkiler.

Bazı hastalarda solunum yetmezliğine kadar ilerleyebilmesine karşılık çoğu zaman iyi seyirlidir. Türk Toraks Derneği'nin yaptığı çalışmada ülkemizde, her yıl 100 binde  4 kişide hastalığın ortaya çıktığı hesaplanmıştır.

Hastalık bazen göz şikayetleri ile (bulanık görme gibi) başlayabildiği gibi bazı hastalarda ise bacakların ön yüzünde, dizlerin alt bölümünde kırmızı renkli, ciltten kabarık, dokunmakla ağrılı lekelerle (eritema nodosum) de ortaya çıkabilir. Ancak hastaların hemen tamamında akciğerler etkilenmiştir ve çoğunlukla öksürük, nefes darlığı, halsizlik gibi şikayetler hastayı hekime götüren başlıca şikayetlerdir. Eklem ağrıları ile de ortaya çıkabilir ve romatizmal hastalıklarla karışabilir.

Çoğu zaman başvurulan Göğüs Hastalıkları Uzmanı tarafından değerlendirilen akciğer grafisindeki bulgular hastalığa işaret eder. Sonraki aşamalarda ise sarkoidozdan şüphelenilen hastalarda teşhise gitmek için bronkoskopi, lenf bezi biyopsisi, dudak biyopsisi bazen de akciğer biyopsisi yapmak gerekebilir.

Göğüs Hastalıkları hekiminin tanı koymasından sonra sıra tedavi kararına gelir. Tanı konulan her sarkoidoz hastasının tedavi edilmesi gerekmez. Buna karşılık solunumsal yakınmaları olan, solunum fonksiyon testleri bozulan, kalp tutulumu, beyin tutulumu, ciddi göz tutulumu olan hastaları genellikle tedavi etmek gerekir.