Türk Toraks Derneği Torasik Onkoloji Çalışma Grubu "1-7 Nisan Kanser Haftası" Basın Bildirisi
Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon kişi akciğer kanseri tanısı almakta ve yaklaşık 1,8 milyon kişi akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor. Akciğer Kanseri hem erkeklerde ve hem de kadınlarda kanser ölümlerinde ilk sırada yer alıyor.
Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 35.000 insan akciğer kanseri tanısı alıyor. Ülkemiz, erkeklerde 100.000 kişide 41.7 oranı ile dünyada akciğer kanserinin en çok saptandığı ülkelerden biridir.
Akciğer kanserinin en önemli nedeni halen tütün ürünleridir. Sigara, puro, pipo gibi son dönemlerde sıkça kullanıldığını gördüğümüz hatta daha genç yaştaki insanların tercih ettiği elektronik sigara olarak bilinen tütün ürünlerinin de bu konuda masum olmadığını düşünüyoruz. Ayrıca asbest, radon gazı ve hava kirliliği de diğer önemli nedenlerdir. Fakat bazı hastalarda genetik değişikliklerin de rolü olduğunu belirtmemiz gerekiyor.
Günümüzde ileri evre akciğer kanserinde “Hedefe Yönelik Tedaviler” ve “İmmunoterapiler”in sağ kalımı uzattığını gözlemliyoruz. İleri evre hastaların tedavisinde temel yaklaşım kemoterapi ve radyoterapi iken günümüzde kanserli dokularda genetik değişikliklerin araştırılması sonucunda kansere neden olan mutasyonu hedefleyen ilaçlar geliştirilmiştir. Akciğer kanserinin farklı alt gruplarında bu mutasyonlara yönelik (EGFR, ALK, ROS1, HER2, BRAF, RET, MET, NTRK, KRAS) “Hedefe Yönelik Tedavi - Akıllı İlaç” uygulanmaktadır. Bu tedavilerden beklenen, bu ilaçların tercihli olarak kanserli hücreleri öldürmeleri, ancak normal hücrelere görece zarar vermemeleridir. Bu ilaçların ağız yoluyla alınması ve yan etkilerinin de daha az olması avantajlı yönleridir.
İmmunoterapi ise bağışıklık sistemi üzerine etki gösteren bir tedavi yöntemidir. İmmunoterapide amaç kanser hücrelerinin üzerinde bulunan tanımlayıcı özelliklerin bağışıklık sistemi tarafından tanınmasını ve yok edilmek üzere harekete geçirilmesini sağlamaktır. İleri evre, kemoterapiye dirençli olan akciğer kanserli hastalarda immunoterapi günümüzde umut veren bir tedavi yöntemidir.
Akciğer Kanseri tarama programlarının akciğer kanserini daha erken evrede yakalamak ve bu konuda oluşturduğu farkındalık ile tütün ürünlerinin kullanımında azalmaya sebep olması beklentisi yüksek. Dünyada birçok ülkede akciğer kanseri tarama programları uygulamaya koyulmuş ya da bu amaçla pilot çalışmalar yapılıyor. Ülkemizde tütün ürünlerinin kullanım düzeyinin yüksek olması ve akciğer kanseri vakalarında görülen yüksek oranlar nedeni ile bu konuda farkındalığın artması gerektiğini ve akciğer kanseri tarama programları için pilot çalışmaların başlatılması gerektiğini düşünüyoruz.
Son iki yıldır COVID-19 Pandemisi en önemli gündemi oluşturmuşken akciğer kanseri hastalarının hem COVID-19 hastalığının doğal seyri hem de karantina ve izolasyon süreçleri nedeni ile etkilendiğini düşünüyoruz. Bu sürecin akciğer kanseri tanısı olup tedavi alan hastaları COVID-19 hastalığı için riskli grup durumunda bırakması kaçınılmazdı. Farklı bir yönden bu süreçte virüs bulaşması endişesiyle hastaneye başvurmaya çekinip daha geç evrede akciğer tanısı koyulması da hekimlerin endişeleri arasında yer almıştır. Bu nedenle hastalarımıza şikayetleri var ise maske kullanımına ve başka insanlarla olan mesafeye dikkat ederek hastanelerinden randevu almalarını öneriyoruz.
Herkese, akciğer kanserinden korunmanın halen en başarılı yolunun tütün ürünü kullanmamak, sigara dumanına maruz kalmamak ve en kısa zamanda sigaradan kurtulmak olduğunu hatırlatmak istiyoruz.
Türk Toraks Derneği Torasik Onkoloji Çalışma Grubu