75. Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası Türk Toraks Derneği Tüberküloz Çalışma Grubu Basın Bildirisi "COVID-19 Salgını Tüberküloz Kontrolünü Olumsuz Etkiliyor!"
Bakanlar Kurulu tarafından 1947 yılında, Ocak ayının ilk Pazar günü ile başlayan haftası “Verem Eğitim ve Propaganda Haftası” olarak ilan edilmiştir. Günümüzde bu haftanın ismi “Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası” olarak güncellenmiştir. 1948 yılından itibaren her yıl bu haftada, okullar başta olmak üzere çeşitli topluluklarda eğitim çalışmaları sürdürülmekte, sergiler açılmakta, tiyatrolar oynanmakta, makale, şiir ve resim yarışmaları yapılmakta, yazılı ve görsel basındaki program ve haberlerle hem yetkililerin hem de halkımızın bu hastalığa ilişkin bilgilenmesine ve farkındalığın artmasına çalışılmaktadır.
Tüberküloz (Verem) Nedir?
Tüberküloz, dünyada halen büyük bir halk sağlığı sorunudur. Bulaşıcı hastalıklar içinde COVID-19 salgını öncesinde en çok sayıda insanı etkileyen ve ölümüne sebep olan hastalık iken şimdi; COVID-19’dan sonra en çok hastalandıran ve öldüren bulaşıcı hastalık olmuştur. Hastalığın etkeni; Mycobacterium tuberculosis adlı bir basildir. Hasta insanlardan, nefesle, öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan basilin solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır.
Geçmeyen öksürük, balgamda kan gelmesi, halsizlik, gece terlemesi, kilo kaybı olan veya tüberküloz hastası ile aynı ortamı paylaşan kişiler gecikmeden verem savaşı dispanseri veya göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalıdır. Bu yakınmalar ve akciğer filmi ile tüberküloz hastalığından şüphelenilir. Balgam incelemesi yapılarak hastalığın tanısı konulur. Tedavi başlanan hastaların bulaştırıcılığı hızla azalmaktadır. Bu nedenle erken tanı konulması ve tedavinin başarıyla tamamlanması, hastanın iyileşmesini sağladığı gibi toplumda bulaşmayı da önler. Tüberküloz hastalığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Koruyucu tedavi ile önlenebilen bir hastalıktır.
Dünyada Tüberkülozun Durumu
Dünya Sağlık Örgütü tarafından Ekim ayında 2021 Küresel Tüberküloz Raporunu yayımlandı. Bu raporda, 2020 yılının dünyadaki ve tek tek ülkelerdeki tüberkülozun durumu ayrıntılı sunulmuştur. COVID-19 salgınının tüberküloz kontrol faaliyetlerine yaptığı olumsuz etki bütün çıplaklığıyla bu raporda görülmektedir. COVID-19 salgını, tüberkülozla mücadelede yıllarca süren küresel başarıyı tersine çevirdi ve on yıldan uzun bir süredir ilk kez tüberküloz ölümleri arttı.
- Tüberküloz, COVID-19' dan sonra en fazla kişiyi etkileyen ikinci önemli bulaşıcı hastalıktır ve dünyada ölüm nedenleri içinde 13. sıradadır. 2020'de 1,5 milyon insan tüberkülozdan öldü (HIV pozitif olan 215.000 tüberküloz hastası dahil olmak üzere).
- COVID-19 salgını temel tüberküloz hizmetlerine erişimi ciddi şekilde etkilemiştir. 2020 yılında 2019'a kıyasla çok daha az sayıda kişiye tanı konularak tedavi edildi: Dünyada 10 milyon tüberküloz hastası vardır, fakat kayıtlı tüberküloz hastaları, 2019 yılında 7,1 milyon iken 2020 yılında 5,8 milyona düşmüştür. Tüberkülozdan koruyucu tedavi verilenlerin sayısında da %21 düşüş görülmüştür.
- İlaca dirençli tüberküloz bir halk sağlığı krizi olmaya devam etmektedir. Tedavisi zor ve pahalı olan bu hastalıkta tedavi başlanan hasta sayısı 2019'da 177.000'den 2020'de 150.000'e düşerek %15 azalmıştır.
- 2015 ve sonrası için hazırlanan Tüberkülozu Bitirme Stratejisi'ndeki 2020 yılı hedeflerine de ulaşılamamıştır. Hastalıkta azalma hedefi olan %20 yerine %11 başarı sağlanmıştır; Ölümlerde %35 düşüş yerine %9,2 başarı sağlanmıştır; Yıkıcı maliyetle karşılaşmayanların oranı %0 hedeflenirken hastaların %47’si bu ekonomik etkiyle karşılaşmaktadır.
- Tüberküloz mücadelesine taahhüt edilen bütçeler de çok yetersiz kalmaktadır:.Tüberkülozdan korunma, tanı, tedavi ve bakım için yıllık 13 milyar ABD doları gerekirken yıllık harcanan miktar 5,3 milyar dolardır. Bu konuda araştırmalara yıllık 2 milyar ABD doları sağlanması gerekirken yıllık 0,9 milyar dolar sağlanmıştır.
Türkiye’de Tüberkülozun Durumu
Ülkemizde tüberküloz takip ve tedavi hizmetleri tüm sağlık kuruluşlarımızda ücretsizdir. Tüberküloz ve dirençli tüberküloz hastalarının tedavisinde kullanılan tüm ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilerek hastalara ücretsiz olarak ulaştırılmaktadır. Türkiye’deki diğer ülke doğumlu ya da yabancı uyruklu tüberküloz hastaları da ücretsiz olarak tedavi edilmektedir.
Sağlık Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında imzalanan protokol ile tüberküloz hastalarına 2018 yılı Ocak ayından itibaren nakdi yardım sağlanmaktadır. Ekonomik güçlük yaşayan tüberküloz hastalarına aylık olarak tedavi süresince ve tedavi bitiminden sonra 6 ay daha ödeme yapılmaktadır. Bu, dünyada örnek bir uygulamadır
2005 yılında Türkiye’de tüberküloz hastası sayımız 20.535 iken, 2019 yılında 11.401 olarak tespit edilmiştir. Yıllar içinde nüfusun artmasına ve göç almamıza karşın hasta sayısı düşmüş, toplam olgu hızı yüz binde 29,8’den 13,7’ye gerilemiştir. Bu ciddi bir başarıdır ve bu başarıda iyi bir tüberküloz kontrol programının yürütülmesinin yanı sıra, bu hastalığı bilen ve özveriyle çalışan verem savaş dispanserlerimizin de önemli bir payı vardır.
COVID-19 salgını, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tüberküloz kontrolünü olumsuz yönde etkilemiştir. Verem savaş dispanserlerinde 2019 yılına göre 2020 yılında yapılan muayene sayısı, korumaya alınan kişi sayısı, yapılan temaslı muayene sayısı ve bakteriyolojik inceleme sayıları yaklaşık %40-50 düzeyinde azalırken yeni kayıt edilen tüberküloz hastası sayısı %20 oranında azalmıştır.
Toplam kayıtlı tüberküloz hastası sayımız 2020 yılında 8.925 olarak bildirilmiş, olgu hızı yüzbinde 10,7 olarak hesaplanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü, 2020 yılında Türkiye’de tüberküloz hastalarının %69’unun kayıtlı olduğunu belirtmektedir. Bu oran uzun yıllardır %85’in üzerinde idi. Yani, COVID-19 salgınının etkisi ile tüberküloz hastalarının yaklaşık üçte birine tanı konulamamıştır.
COVID-19 salgını nedeniyle ülkemizde tüberküloz kontrol hizmetleri gerilemiştir:
- Hastalar sağlık kurumlarına ya geç başvurmakta ya da hiç başvurmamaktadırlar.
- Hastanın ailesi ve yakın temaslılarının muayenesinde yetersizlikler yaşanmaktadır.
- Tüberküloz hastalarına gerektiği kadar zaman ayrılamamaktadır.
- Tüberküloz ile ilgili sağlık personeli, COVID-19 salgını için görevlendirilmektedir.
- Tüberküloz laboratuvar işlemlerinin sayısında ciddi azalma olmuştur.
- Hastaların düzenli takiplerinde sıkıntılar yaşanmaktadır.
COVID-19 salgını gibi tüberküloz salgını da insanlığın önündeki büyük sorunlara işaret etmektedir. Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlar, yoksulluk, açlık başta olmak üzere sağlığın geliştirilmesi, nitelikli eğitim, temiz su, temiz hava, temiz çevre sağlanması, işsizliğin önlenmesi ve benzeri birçok konuda önemli adımlar atmamızı gerektiriyor. Dünyanın zenginliklerinin ve olanaklarının, bütün dünyada insanların daha sağlıklı ve daha iyi yaşamasını sağlayabileceğini düşünüyoruz.
Bildiriyi hazırlayan Türk Toraks Derneği Tüberküloz Çalışma Grubumuza teşekkür eder, sağlıklı ve umutlu bir yıl dileriz.
Türk Toraks Derneği