Türk Toraks Derneği Olarak, COVID-19 ile İlgili Güncel Durum ve Alınabilecek Önlemler Konusunda Görüşlerimizi Açıklamak İsteriz

Basın Bildirisi
26 Nisan 08:52

Ülkemizde aşılanma oranları halen istenilen düzeyde değildir. 

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 'nün yaptığı açıklamalara göre COVID -19 Hastalığı uluslararası öneme sahip acil halk sağlığı durumu özelliğini korumaktadır.  SARS CoV-2 virüsü henüz ekolojik nişini (bir organizma ya da popülasyonun belirli bir fiziksel veya biyolojik ortamdaki konumu ya da işlevi) oluşturmamış olup halen öngörülemeyen viral evrime sahiptir. DSÖ, tüm dünya ülke nüfuslarının   %70 'inin tam doz aşıyla aşılanmasını önermektedir. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı verilerine göre 3.doz aşısını yaptıranların sayısı 27.731.999 olup, genel nüfusa oranlandığında tam doz aşı yaptıranların oranının   % 30’ larda olduğu görülmektedir. DSÖ; yaşlılar, altta yatan hastalığı olan kişiler, bağışıklığı baskılanmış hastalar, mülteciler, kırılgan gruplar, sağlık çalışanları ve tedaviye erişimi güç olan kişiler başta olmak üzere aşılamanın önemini vurgulamaktadır. 

COVID-19 test sayısı azalmıştır. 

DSÖ, devletlerin aşılanma oranlarını, epidemiyolojik verilerini sürekli olarak değerlendirmesini ve ulusal yanıtların buna göre değiştirilmesini önermektedir. Toplumda pandemi yorgunluğu olduğu kesindir. Önümüzdeki yaz döneminde, açık havada daha çok zaman geçirileceği varsayılarak enfeksiyonun bulaşma riskinin daha da düşeceği düşünülebilir. Yapılan test sayısı giderek azalmaktadır.  Oysa testlerin sürekliliği, vakaların tanınması ve izole edilmesi, temaslı vakaların izlemi ve saptanması, hastalığın yayılmasının engellenmesi dışında pandemiyle ilgili gerçekçi planlar yapılması, dünya verilerine katkıda bulunulması, virusun daha iyi tanınması ve özellikle potansiyel yeni varyant saptanması ve SARS- CoV-2 'nin gelişimini izlemek için genomik sürveyansın gelişmesini sağlamaktadır. Bu nedenle test yapılmasından kaçınılmaması ve hatta  hızlı testlerin yaygınlaştırılarak tanının kolaylaştırılması da hedeflenmelidir. Semptomu olan hastalarda kamu ve özelde ücretsiz teste ulaşmanın kolaylaşması da vaka saptanmasını ve verilere ulaşmayı kolaylaştıracaktır.

Dünyada test sayısı azalmasına rağmen vaka sayıları son haftalarda artma eğilimindedir. Toplu taşıma, sağlık kuruluşları ve kapalı alanlarda maske kullanılmaya devam edilmelidir. 

DSÖ, dünyada vaka sayısının bir aylık düşüşünün ardından 7-13 Mart arasında haftalık vaka sayısının küresel çapta yüzde 8 arttığını açıklamıştır. Bazı ülkelerin test sayılarını düşürmesine karşın 11 milyon vaka ve 43 bin can kaybının görüldüğü martın ikinci haftasının, dünyada ocak ayından sonra ilk artışı işaret ettiğini vurgulamıştır. Son dönemlerde Çin' de vaka sayılarının artmaya başladığını, karantinaya alınan kentler olduğunu izlemekteyiz. Yeni vaka sayısının ve yatan hasta sayısının azalmasını işaret ederek önlemlerde gevşeme kararları alan Türkiye gibi Avrupa' daki bazı ülkeler için uzmanlar, Avrupa'yı yeni bir koronavirüs dalgasının beklediği yönünde açıklamalar yapmaktadır.  DSÖ'nün görünen bu tablonun buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu belirttiği açıklamayı hatırlatarak toplu taşıma, sağlık kuruluşları ve kapalı alanlarda maske kullanılmaya devam edilmesi gerektiğini belirtmek isteriz.

Özet olarak:

  • Aşılanmanın yaygınlaştırılmasını,
  • Semptomatik vakalarda PCR testinin yapılması ve testin ulaşılabilirliğinin kolaylaştırılmasını,
  • Hızlı testlerin yaygınlaştırılmasını,
  • PCR pozitif olguların temaslılarının izleminin devam etmesini,
  • Toplu taşıma sağlık kuruluşları ve kapalı alanlarda maske takılarak önlemlere devam edilmesini öneriyoruz. 

Sevgi ve saygılarımızla,

Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu