25 Şubat 2015

Hasta bina sendromu

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2012 yılında dünya genelinde 7.000.000 insanın hava kirliliğinden hayatını kaybettiğini tahmin etmektedir. Hava kirliliğine sadece dış ortamda değil, çalıştığımız ya da yaşadığımız kapalı ortamlarda da maruz kalabiliriz.

1970’li yılların başındaki petrol krizi sonrası enerji kısıtlaması gerekmiş ve enerji tasarrufu gündeme gelmiştir. Binalar geçirgenliği hemen hemen hiç olmayan bir “kabuk”  ile kaplanmış ve pencereler sürekli kapalı tutulmuş, doğal ürünlerden uzaklaşma başlamıştır. Ağaç, mermer ve doğal liflerin yerini sunta, sentetik lifler ve plastikler almıştır.

Hasta bina sendromu, bazı binalarda insanların mukoza ile ilgili, deriyle ilgili ve genel semptomlarının olmasıdır. Genellikle spesifik belirlenebilmiş bir sebep yoktur. Hasta bina sendromu o binanın içinde bulunanları etkiler ve binadan uzaklaştıklarında şikayetleri geriler. Semptomlar ani olarak meydana gelir. Gözde kızarıklık, gözde kaşıntı, burun tıkanıklığı, nezle, ciltte irritasyon, baş ağrısı, halsizlik ve nefes darlığı ile seyreder.

 

Hasta bina sendromu oluşumunu artıran faktörler şunlardır:

  • Kişisel faktörler
  • Kadın cinsiyet
  • Vasıfsız çalışan olmak
  • Kağıt tozu
  • Sigara içmek
  • Ofis tozu
  • Bilgisayarı çok kullanmak
  • Binaya ait faktörler
  • Bina içinde yüksek ısı (Air-condition olan binalarda 23 derecenin üstü.)
  • Air-condition olan ofislerde düşük taze hava sirkülasyon miktarı (<10L/sn/kişi)
  • Kişinin ısı ve ışık kontrolünü kendisinin yapamaması
  • Temizliğin ve temizlenebilirliğin az olması
  • Suyun kirlenmesi

Türk Toraks Derneği Çevresel ve Mesleki Akciğer Hastalıkları Çalışma grubu

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır