24 Eylül 2015

Koruyucu hekimlik sadece aşılama değildir

Halk sağlığı programlarının temel konularından biri, bireylerin ve toplumun hastalıklardan korunmasını, hastalıklarla savaşarak ve çevre koşullarını iyileştirerek yaşam kalitesinin arttırılmasını amaçlayan koruyucu hekimliktir. Hastalıklarla baş etmenin en kolay ve ucuz yolu, hastalığa yakalanmadan önce gerekli önlemlerin alınmasıdır. İnsan vücudunun sağlıklı işleyişi, binlerce denge ve savunma sistemi üzerine kuruludur. Bu denge ve sistemlerin bozulmasına engel olmak için atılan her adım ve çalışma KORUYUCU HEKİMLİK alanına girer.
 
Koruyucu hekimlik; beslenme, temizlik, aşılama, yaşam koşulları (gürültü, stres, çevre ve doğanın korunması), gibi geniş kapsamlı ve çok önemli konuları içermektedir. Koruyucu hekimliğin gelişmesi, toplumun sağlık kalitesinin yükselmesi demektir, bu da ülkeler için en önemli gelişmişlik ölçülerinden birisidir.

Genel olarak sağlık uygulamalarında tedavi hekimliğinin öncelikli olarak görülmesi, koruyucu hekimliğin ihmal edilmesi büyük ekonomik, sosyal yük olarak geri dönmektedir. Bu konuda ciddi araştırmalar yapılarak, eğitim başta olmak üzere özel sağlık politikaları geliştirilmelidir (http://www.istanbulhalksagligi.gov.tr/koruyucu-hekimlik/14).
 
Sağlık Bakanlığı'nın sitesinden alınan bu ifadeye karşın ülkemizde son yıllarda tedavi edici sağlık hizmetlerinin çok ön plana çıktığı ve sağlığa ayrılan bütçenin çok önemli bir bölümünün bu amaçla harcandığı görülmektedir. 2001 yılında ülkemizde 600 milyon kutu ilaç reçeteleniyorken, 2011 yılında bu sayı 2 milyar kutuya çıkmıştır. 2001 yılında sağlığa ayrılan bütçenin yaklaşık %20 si ilaç harcamalarına gidiyorken, 2011 yılında bu oran %35 e çıkmıştır (Rekabet Kurumu, Sektör Araştırması Raporu 2013).
 
Dünya Sağlık Örgütü’nün Anayasası, sağlığı, yalnızca hastalık ya da sakatlıkların olmayışı değil, bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali olarak tanımlamaktadır. Bir bireyin ya da toplumun sağlık düzeyini belirleyen etmenleri, sosyo-kültürel ve ekonomik çevreden bağımsız olarak ele alma olanağı yoktur. Bu nedenle koruyucu hekimliği sadece aşılama çalışmaları olarak görmemek gerekir. Çevre kirliliğini önlemek için bir çaba göstermeden solunum yolu hastalıkları ile savaşamazsınız. Kişilerin kültürel çevresini iyileştirmeden sigara içmeyin demek çok işe yaramayacak, yasaklar ülkemizde olduğu gibi çoğunlukla kağıt üzerinde kalacaktır. Sağlık hizmetine ulaşımında bireyler arasında aşırı farklar varsa, hastanede verdiğiniz tedavi edici hizmetin kalitesinin bir önemi kalmayacaktır.
 
Sağlık bir bütündür, bireyleri tedavi etmek önemli olduğu kadar, toplumların sağlığı ve koruyucu hekimliğe gereken önem mutlaka verilmelidir. Bunlar yapılırken sağlığa sosyolojik ve bütüncül bir bakışla bakmak gerekir.

  

 

TEMİZ HAVA SOLUMAK HAKTIR

TWITTER

© 2017 Türk Toraks Derneği. Tüm Hakları Saklıdır