Eyvah kan tükürüyorum! Neler olabilir acaba?!

toraks.org.tr /

 İkinci Dünya Savaşı öncesinde yani antibiotiklerin olmadığı dönemde başta gelen en önemli ölüm nedenleri verem (yani tüberküloz) ve zatürre (yani pnömoni) idi.  Hemoptizi en sık bu iki nedene bağlı olarak görülmekteydi. Bugün bu nedenlere bağlı kanamalar görülmekle beraber, korkutuculuğu ve sıklığı daha azdır. Günümüzde kanamalar en sık olarak; bronşitlerde, uzamış her tür öksürüğün tahrişlerinde, bronşektazi denilen bronşial deformasyonlarda, akciğer kanseri ve embolisinde görülmektedir. Kalp yetmezliğinde ve bazı kan hastalıklarında da hemoptizi görülebilir. Bu hastalıklarla ilgili biraz daha ayrıntılı bilgiyi aşağıda bulabilirsiniz:

Bronşektazi: Genellikle çocuklukta geçirilen ve yeterince tedavi edilememiş hastalıkların sekeli olarak ortaya çıkmıştır. Kanama ve sık infeksiyon, bronşit, zatürre atakları sıktır. Tekrarlayan kanama ve infeksiyon bazen akciğerin o lobunun ameliyatına kadar gider. Günümüzde kanayan damar, anjio ile bulunabilirse, çeşitli yöntemlerle ameliyatsız tıkanabilmektedir.

Tüberküloz: Hem bronşların iç yüzeyinde yaralar oluşturarak hem de akciğerin içinde kavite denilen iltihabi oyuklar/yaralar açarak kanama oluşturabilir.

Pnömoni (zatürre): Pnömonilerin üçte birinde göğüste su toplanır, dörtte birinde de kanama olabilir. Bebekler ve yaşlılarda hala en önemli ölüm nedenidir. Özellikle önceden astım ve KOAH hastalıkları olanlarda, yoğun bakımda, solunum desteği verilmesi gerekebilir.

Yabancı cisim: Özellikle çocuklar ve yaşlılar, bilmeden istemeden bazı cisimleri solunum yollarına yutabilir. Küçük gıda parçaları, ağız kenarına konan toplu iğneler, kırılan diş parçası, konuşma ve gülme ile beraber yutulabilir. Genellikle bronkoskop ile kolayca çıkartılan bu iğneler için bazen ameliyat gerekiyor. İşte bu yabancı cisimler de, solunum yollarında tahriş ve kanamaya yol açabilir.

Akciğer kanseri: Sigara kullanımının bu derece yaygınlaşması neticesinde, artık günümüzde 40 yaş üstünde bir erkek, sigara kullanıyor ve hemoptizi ile geliyorsa, o kişinin kanser çıkma olasılığı, epeyce yüksektir. Bir çok kişi, miktarı az olan kanamaları pek de önemsemez ve zaten olan öksürüğün tahrişine bağlar. Halbuki balgamda kan gelmesi, bazen kanserin erken ve ilk belirtisi olabilir. Bir tür tümör olmasına rağmen genellikle ameliyatla tedavi edilen, adenomlar da, kendilerini kanama ile gösterebilir.

Akciğer embolisi: Doktorların da hastaların da giderek daha çok düşündükleri ve tanı koydukları hastalık. Genellikle bacak ve leğen bölgesi damarlarından gelen bir pıhtının, akciğer damarlarını tıkaması sonucu oluşur. Ani olan göğüs ağrısı, nefes darlığı, öksürük ve kanlı balgam ilk bulguları olabilir. Hayatı tehdit edebilir, erken teşhisi çok önemlidir.

Akciğer absesiGenellikle ateş ve öksürükle başlar. Bazen bronşit, pnömoni gibi başlayıp daha sonra abseleşebilir. Tehlikeli bir durumdur, bazı hastaları hastaneye yatırmak gerekir. Dünyanın dört bir tarafından bir araya gelen insanlar, birbirlerine hastalık da bulaştırabileceğinden, yurtdışındaki infeksiyonlarda dikkatli olunmalıdır.

Kalp yetmezliği: Kalp kapak darlıkları ve kalp iltihabı (endokardit),  sol kalp kulakçığı (atrium) tümörleri (miksoma) ve bazı doğumsal anormalliklerinde, solunum yollarında kanama görülebilir. Kanama, bonş damarlarında basıncın yükselmesi nedeniyle olmaktadır.

Bazı pıhtılaşma hastalıkları: Trombosit hücre bozuklukları ve yoğun infeksiyonlarda ortaya çıkan sepsis tablosu da kanamalara neden olabilir. Kazalar, darbeler, düşme ve çarpmalar da akciğer zedelenmesinin diğer önemli nedenlerdir.

Ayrıca daha da ender olmak üzere; bir çok başka hastalık, kendini solunum yollarında kanama olarak belli eder. Aspirin, kanı sulandırıcı ilaçlar ve kokain, aynı tabloyu yapabilir.