Tüberküloz Çalışma Grubu

Dünya Tüberküloz Günü Basın Bildirisi

 24 Mart 2018

Dünya Tüberküloz Günü Basın Bildirisi

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Robert Koch tarafından Mycobacterium tuberculosis basilinin keşfedildiği gün olan 24 Mart 1882 gününe ithafen 1996 yılından itibaren her yıl 24 Mart tarihinde dünya genelinde “Dünya Tüberküloz Günü” olarak etkinlikler düzenlemektedir.

Tüberküloz (verem); Mycobacterium tuberculosis’in neden olduğu insandan insana hava yoluyla bulaşan, öncelikle akciğerlerde olmak üzere tüm organlarda görülebilen bulaşıcı bir hastalıktır. Erken tanı konulması için verem hastalığı ve bulgularının bilinmesi çok önemlidir. 2-3 haftadan uzun süren öksürük, balgamda kan gelmesi, halsizlik, gece terlemesi, kilo kaybı ve verem hastası ile uzun süre temas öyküsü olan kişiler gecikmeden verem savaşı dispanseri veya göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalıdır. Akciğer grafisi ve balgam incelemesi yapılarak hastalığın tanısı konabilmektedir.  Yeni tanı konmuş bir verem hastası ilaçlarını altı ay boyunca düzenli bir şekilde kullanmalıdır. Tanı konulup tedavi başlanan hastaların bulaşıcılığı hızla azalmaktadır. Unutulmamalıdır ki verem hastalarının tedavilerinin başarıyla tamamlanması, bulaşmayı önleyeceğinden veremden korunmanın en etkin yöntemidir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) açıkladığı verilere göre, tüm dünyada 2016 yılında 10,4 milyon kişinin verem hastalığına yakalanmış olduğu tahmin edilmektedir. Ancak hastaların ancak 6,3 milyonu kayıt altına alınabilmiş ve bu hastalarında 1,7 milyonu ölmüştür. Verem, dünyada en çok ölüme neden olan 10 hastalıktan biri olmaya devam etmektedir. Tedavisi mümkün olan bir hastalık olmasına rağmen halen daha bu kadar yüksek ölüm oranı olması oldukça şaşırtıcıdır. Özellikle Asya ve Afrika’da tanı ve tedavi imkanlarının yetersizliği hasta sayılarında ve ölümlerde artışa yol açmaktadır. Ölümlerin en önemli iki nedeni verem hastalığının HIV ile birlikte olması (AIDS hastalığı) ve verem basilin ilaçlara karşı dirençli olmasıdır. Pek çok hastalıkta olduğu gibi verem hastalığında da nedenlerin nedeni olarak yoksulluk, sosyal ve ekonomik eşitsizliklerin olduğu gerçeği unutulmamalıdır.

Tüm bu veriler nedeniyle, Birleşmiş Milletler, DSÖ'nün 2035 yılındaki 'VEREMSİZ BİR DÜNYA' hedefine ulaşabilmek için tüberkülozla ilgili uluslararası kuruluşlarla ortak olarak  26 Eylül 2018 tarihinde New York'ta  tarihinde devlet başkanları düzeyinde tüberkülozla ilgili özel oturum yapacak ve bir yol haritası belirlenmeye çalışılacaktır.

Türkiye’de yıllar içinde hasta sayıları düşmektedir (2005 yılındaki hasta sayısı 20.535 iken 2015 yılında 12.772 olmuştur). 2014 yılında tanı konulmuş hastaların %85,6’sının tedavisi başarı ile tamamlanmıştır. Bu istikrarlı düşüş ve başarılı tedavi sonuçları verem savaşı dispanser çalışanlarının özverili çabaları ile gerçekleşmektedir.

Verem hastalığının tedavisinde bir diğer önemli nokta, hastaların ve ailelerinin çok boyutlu olarak değerlendirilerek psikolojik ve ekonomik yardım sağlanması gerekliliğidir. Bu nedenle hastaların sosyal statülerini kaybetmeden, ekonomik sıkıntı yaşamadan tedavilerini başarıyla tamamlaması sağlanmalıdır. Bu sene içerisinde Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Yardım bakanlığı arasında yapılan protokolle ihtiyacı olan hastalara sağlanmaya başlanan maddi katkı bu yönde atılmış çok önemli bir adım olmuştur.

Veremli hasta sayısı azalmasına rağmen “VEREMSİZ BİR TÜRKİYE” hedefine ulaşabilmek için; yabancı uyruklu / göçmen hastalar, sosyal ve ekonomik zorluklar, sağlık sistemindeki değişiklikler, ilaca dirençli hastalar konusunda daha kat etmemiz gereken çok uzun bir yol mevcuttur. Bu nedenle verem savaşındaki politik kararlılığın korunarak daha da geliştirilmiş bir verem kontrolü programına ihtiyaç vardır. Türk Toraks Derneği olarak konunun takipçisi ve önemli bir paydaşı olacağımızı tüm kamuoyunun dikkatine sunarız.

Türk Toraks Derneği Tüberküloz Çalışma Grubu