TÜRK TORAKS DERNEĞİ
Haberler
Toraks Bülteni Aralık 2023 Yayınlandı
22 Aralık 08:28
Yaşamak sadece sevmektir, inan bana.
Sevmeyenler dünyamızda yaşamıyor.
Yaşamak suda, toprakta, insanlarda görünerek;
bir zeytin ağacı gibi.
Bir zeytin ağacı gibi, ne güzel
denize yakın olacaksın,
uzayan dallarında, yapraklarında ışık
ta derinlerde köklerin.
Bir zeytin ağacı gibi, bin yıl severek
yaşamak her gün...
Arif DAMAR
Yaşamla “merhaba” demek istedik size.
Toprağa geçen kökleriyle düne tanıklık eden, gökyüzüne yükselen dallarıyla geleceğe uzanan zeytin ağacıyla “merhaba” demek istedik size.
Kadim zamanların insanlarına inanıp bültenimizin “kapısı”na astık zeytin dallarını; onlar gibi bizleri de kötü ruhlardan korusun diye.
Athena’dan yana saf tuttuk; ama hediyesiyle Poseidon’u alt edip zalim Zeus’un onayını aldığı için değil. Aksine yenmenin şehvetine kapılmayıp hediyesi olan zeytin ağacının dalını kırıp rakibine barış elini uzattığı için.Kalkanı ve mızrağı atıp, bilgeliğin sembolü baykuş ve barışın temsili zeytin dalı ile “merhaba” demek istedik size…
Geçmişine sahip çıkıp geleceğe uzanan bir örgüttür Toraks Derneği. Biz, 2023 yılının Haziran’ında bayrağı teslim alanlar geçici olduğumuzu biliyoruz. Ama yine biliyoruz ki, güçlü kökün üzerinde yükselecek yeni bir dal olacağız, ucunda yeşeren yaprağımız ve zeytin tanemizle hem de Cumhuriyet’in yüzüncü yaşında.
Bültende sizi neler bekliyor derseniz: Elbette önce ve öncelikle biz varız. Türk Toraks Derneği var. Hepimizden hepimize haberler var.
Sonrasında tıp var, her geçen gün kaygımızın arttığı tıp eğitimi var, akademi var, Cumhuriyet var. Ama kültür ve sanat da var. Her bültende mutlaka kitap, sinema, hobi ve gezi yazısı olsun istiyoruz. Bu sayının kitabı Çağla’dan, gezisi Gülser ve Oğuz’dan, hobisi de Ali’den, yanında da kahve Erencan’dan.
Nagazaki ve Hiroşima’yı unutmadan Oppenheimer filminin analizi ve sinema üzerine bir söyleşimiz de var. Merve ve Abdül’ün Türk Sineması’ında değişen hekim rolleri söyleşisi geçmişten geleceğe köprü gibi, değişen tıp ortamına da bir bakış.
Ayrıca utançlarımız var: Nazi tıbbı ile bilim dünyasının, günah keçisi ile bizim toprakların…
Ahmed Arif’in dizelerinde olduğu gibi bir ayağımız derin yoksullukta, ötekisi ChatGPT’de.
Aralık’ın 2023’ü pek muhtemelen gelecekte “soykırım zamanı” olarak tarihlenecek. Gazze’de sadece çocuklar, o güzel ve masum çocuklar ölmüyor, insanlık da son nefesini veriyor. Nazım’ın o ölümsüz şiiri ve Chris Hedges’in mektubuyla Gazze’de ve kibbutzlarda öldürülen sivillerden yana taraf oluyor, uçaklardan atılan bombalar ve roketler karşısında yaşamı savunuyoruz. Bir kez daha savaşın halk sağlığı sorunu olduğunu söylüyor ve Yannis Ritsos’un dizeleriyle insanlığa sesleniyoruz: “Kardeşler, barış içinde ancak / derin derin soluk alır evren”
Bizde ve her yerde…
Bültenin son bölümü ise üç önemli sorunu her yönüyle analiz eden üç dosyadan oluşuyor:
Süreyyapaşa, Deprem ve Akbelen
Sürreyyapaşa geçmişi, ekolü, kültürü, öğrencileri, alana katkısıyla o kocaman kökleriyle var olmaya çalışan, direnen zeytin ağacı gibi.
Ne Süreyyapaşa’yı kaybetmek istiyoruz, ne Hatay’ı, ne de Akbelen’i.
Kaybetmeyeceğiz hiç birisini.
Vazgeçmeyeceğiz!
Sizlerle birlikte oluşturduğumuz bültenimizi keyifle okumanız dileğiyle.
Sevgi ve saygılarımızla,
Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu